07 09 2008

İngiltere kıtadan KOPTU

Yeni bir araştırma, yüz binlerce yıl önce meydana gelen devasa bir selin bugünkü İngiltere'nin bulunduğu kara parçasını ana karadan kopardığını ortaya koydu.Araştırmaya göre, 400 bin yıl önceki bir buzul çağında meydana gelen ve sel sularının saniyede bir milyon metre küp su getirdiği bu doğal felaketin ardından, deniz seviyesi yükselerek bugünkü Manş denizini oluşturdu. Bu felakette ölüm olup olmadığının bilinmediği ancak felaket yüzünden bu topraklarda ilk insanlarla bazı memelilerin göçünün sona ermiş olabileceği belirtildi. İngiltere'nin büyük bir sel sonucunda ada haline geldiği teorisi ilk kez 1980'lerde ortaya atılmıştı. Ancak Nature dergisinde yayınlanan bu yeni araştırmada, o zamanlar bulunmayan yüksek çözünürlüklü sonar dalgalarından yararlanıldı. Bilim adamlarının Manş denizi yatağının üç boyutlu yüksek kalitede görüntülerini elde ettikleri bu yöntemle, Manş denizi yatağının ortasında devasa bir vadinin bulunduğu tespit edildi. 19 Temmuz 2007 Perşembe Net pano.com'dan alınmıştır.... Devamı

06 07 2008

Kibrit

Kibrit 1809'da icat edildi; bu küçücük âlet, sadece uçlarından biri, içinde potasyum klorat bulunan bir karışıma batırılmış küçük bir kükürtlü tahta parçasından ibaretti. Tutuşturmak için yoğun sülfürik aside daldırmak gerekiyordu: bu da tehlikeli ve oyalayıcı bir işti. Kullanılışı basit ilk kibrit 1831 yılında, Dole'de, on dokuz yaşındaki genç bir Fransız öğrencisi olan Charles Sauria tarafından geliştirildi: Sauria bu karışıma, en basit sürtünmeyle alev alıveren beyaz fosfor katmayı akıl etti. Daha sonra, İsveç'te, çakma yerine sürülen bir başka karışıma kırmızı fosfor (beyaz fosforun tersine, zehirli değildir) katıldı ve kibritin ucunda sadece potasyum klorat kaldı, böylece «İsveç» kibriti veya «güvenlik» kibriti doğdu. Türkiye 1929'a kadar kibriti Avrupa'dan ithal ederdi; ilk fabrika İstanbul'da Büyükdere'de kuruldu (1932). Yirmi yıl devlet tekelinde tutulan kibrit yapımı işi 1952'de serbest bırakıldı ve bu tarihten sonra özel fabrikalar da kuruldu.... Devamı

07 05 2008

BİRUNİ

        Tam adı Ebu’r-Reyhan Muhammed b. Ahmed el-Biruni’dir. 4 Eylül 973 tarihinde Harizm’in merkezi Kâs’ta doğdu. Gazne’de ölen Biruni’nin vefat tarihi konusunda tek ve kesin bir kayıt mevcut değildir. Kitaplarında seksen yaşını geçtiğinden bahseder. Şimdi bu ilim adamının eserlerinden ve buluşlarından kısaca bahsedebiliriz. Biruni, güneş merkezli gezegenler sistemini  Kopernik’ten 500 yıl önce yapmıştı. Güneş yüzeyindeki lekelerin varlığını  Galileo’dan 591 yıl önce yazmıştı. Astronomi, aritmetik, geometri, fizik, kimya, tıp, eczacılık, tarih, coğrafya, filoloji ve etnolojiden jeodezi, botanik, mineroloji, dinler ve mezhepler tarihine kadar otuza yakın bilim dalında çalışmalar, buluşlar gerçekleştirmiş olan Biruni, yoğun ilmi faaliyetinin yanı sıra dini hassasiyetini daima korumasını bilen bir şahsiyettir. Biruni Newton’dan 700 yıl önce “dünya dönüyorsa, ağaçlar ve taşlar yerlerinden niçin fırlamıyor?” sorusuna, “Bu durum dünyanın dönmesi ile ilgili teorimi çürütmez. Çünkü her şey dünyanın merkezine doğru düşer. Bundan, dünyanın merkezinde bir çekim alanı olduğu sonucu çıkar. İşte bu yerçekimi, yeryüzündeki her şeyin fırlayıp gitmesini önler” cevabını vermiştir. Kendi icadı olan bir aletle 23 katı, 6 da sıvı maddenin özgül ağırlığını sıcak su ile soğuk su arasındaki özgül ağırlık farkını ölçmeyi başarmıştır. Işığın  ve sesin hızının bulunduğu, ışık hızının sesinkinden daha fazla olduğunu yazan Biruni’dir. Görme olayının cisimlerden göze doğru gelen ışınlar nedeniyle gerçekleştiğini de Biruni yazmıştır. Bugünkü Arabistan çölünün denizin çekilmesiyle meydana geldiğini; buna kazıda çıkan taş ve fosillerin delil olduğunu ifade etmiştir. Tahdidü Nihayeti’l-Emâkin adlı eserinde, jeolojiyle ilgili enteresan bilgiler sunmaktadır. Sesle telkin hususundan bahsetmiş, en esaslı tedavi yolunun “ruhani tıp” dediği ahlâk yoluyl... Devamı