Saint Barthelmy katliamı

2008-05-03 08:39:00

  Sene 1572... Fransa tahtında genç kral IX Charles oturmaktadır. Annesi yani Ana Kraliçe Katherine, aynı zamanda, Romadaki Papa XI. Leonâun kız kardeşidir. Koyu bir Katoliktir. Fanatiktir. Kendi yolundan başka hiçbir inanca hayat hakkı tanımamaktadır. Onun bu tutumunda sık sık yazıştığı ağabeyi Papa Leonâun büyük tesiri vardır. Papa özel müneccimini kız kardeşine gönderir. Müneccim Roccoyeri Ana Kraliçenin sözlerine inandığı tek insandır. Fransaânın bir bölümünde etkili olan Navar Kralı Henry protestan idi. Bu durum ise, Fransaânın din bütünlüğünü zedeliyordu. Bu Protestanı ortadan kaldırmak için, ustaca planları Papa yapmıştı. Müneccim Roccoyeri günlerdir, gökyüzünde bir işaret arıyordu. Nihayet bir gün Ana Kraliçeye müjdeyi verdi: Efendim yıldızlar size müzaheret ediyor. Ruhül Kudüs sizden yana!..Ana Kraliçenin ekibi o gece Paristeki bütün Protestan evlerini tespit edip kapılarını işaretlediler. Mutaassıp Katolikler grubu iş başında idi. O gün 24 Ağustos 1572 ve Katoliklerin en mukaddes bildikleri Saint Barthelmy yortusu günü idi. Gece yarısını biraz geçe, Saint Germen Qukcer Kilisesinin çanları çalmaya başlayınca, sokaklarda ellerinde meşaleli binlerce insan beliriverdi. Bu meşalelerle, işaretli evleri tutuşturuyorlardı. Ev halkından korku ile sokağa fırlayanları ise en vahşi usullerle sokak ortasında katlediyorlardı. Bu cinayeti işleyenlerin arasında fanatik yaşlı hanımlar bile vardı. Victor Hugoâ??nun ifadesi ile â??o sakin yaz gecesinde, gökteki yıldızlar sarı değil kızıl renkli görünüyorlardı. Saint nehri ise kıpkızıl bir renkte akmaya başlamıştı...Protestan asilzadeleri, genç kral Charlesın gözleri önünde parçalanıyordu. Bu manzaradan kral aklını yitirdi ve onbeş gün sonra deli olarak öldü. ... Devamı

ABDÜLHAMİD HAN'IN HAMİYETİ

2008-04-24 18:18:00

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım. Huzurda Padişah, âdeti icabı her şeyi ayrı ayrı gözden geçirdikten sonra ilâve etti: -Başka bir şey var mı? Telgrafı söyledim ve arza değmeyeceğini düşünerek listeye almadığımı arzettim. Emir verdi: -Hemen getiriniz. Getirdim... Dikkatle okudu ve derhal mütehassis bir tabip ve bir yaverle doğru Laleli'ye giderek doğumu kontrol altına almalarını, benim de kendilerine refakat etmemi ferman etti. Gittik ve işimizi bitirip sabaha karşı döndük. Bir de ne görelim?! Hünkâr, bahçe üzerindeki odasında, ışıkları açık, cama vurarak bizi çağırmıyor mu? Sabaha kadar uyumayıp bizi beklediğini anladık. Neticeyi sordu. Doğumun zor olduğunu, fakat müdahaleyle kadının kurtulduğunu, çocuğa 'Abdülhamid' isminin verildiğini, 'ihsan-ı Şahane'nin de aile reisine teslim edildiğini ve adamın ağlayarak ömür ve devletlerine dua ettiğini anlattım. Bizi ayakta dinledi, sadece rahatladığını gösteren bir 'oh' çekti ve sabah namazına durdu ... Devamı

Hile Hurda

2008-04-23 19:51:00

Bu deyim de Osmanlıca kökenli olup, aslında "hile-i hurd"tur. Hurd sözcüğü, küçük, önemsiz anlamlarının karşılığıdır. Dolayısıyla deyimin gerçek anlamı, küçük yalanlar ya da tatlı şakalar biçimindedir. Buradaki "hurda" sözcüğü, "hurd" sözcüğünün bozulmuş halidir.  Bu değişim, deyime yeni bir anlam da kazandırmıştır. Hile hurda, yalan dolan anlamına gelip, yolsuzluklar       için kullanılır.• Devamı

Siyon Katır Alayları

2008-03-06 16:58:00

  23 Şubat  1915 tarihinde siyonistler İngiliz denetimindeki Kahire şehrinde biraraya gelerek bir müfreze kurmaya karar verirler.Jabotinsky 100’ü aşkın kişyi bu müfrezeye katar. Bunlar Filistin cephesinde savaşmak isterler  ,İngilizler bunun imkansız olduğunu ama isterlerse bir katır alayı oluşturarak  Çanakkaleye gönderebileceğini söyler. .Jabotinsky ,Avrupa’da siyasi faaliyetlerini sürdürürken geride kalan yardımcısı Trumpeldor  girişimi ele alır ve İngilizlere   gönüllü  siyonistlerden oluşacak katır alayının  kurulması fikrini kabul ettiğini bildirir ve fikri tek başına uygulamaya koyar.Çünkü “.Jabotinsky,bir yandan  Filistin dışında savaşmaya karşı çıkarken, bir yandan da  kurulacak olan gönüllü siyon alayına isim olarak düşünülen  ‘Katırcı Alayı’ adına, onur kırıcı olması nedeniyle itiraz eder” Jabotinsky daha sonra “Eğer biz , 2 kasım 1917’de Balfour Bildirisi ile Filistinde yurt edinme konusunda söz aldıksa , buna ulaşan yol Geliboludan  geçmişti ” diyecektir. Sonunda “650 gönüllüyü eğitmek üzere Kahirede’ki İngiliz yetkilileri  İskenderiye’ye Albay J.Henry Patterson’u göndereceklerdi.Patterson üç hafta gibi kısa bir sürede Gibbari kampında siyon gönüllülerinden oluşan büyük bir müfreze oluşturmayı başaracaktır.500 asker, 750 katır ve 20 subaydan oluşan  Siyon Katır Alayları muharebe için gerekli teçhizatı da kuşanmış  ve yakalarında Sarı renkli Davud’un yıldızı işlenmiş bir şekilde gemilere yüklenerek  17 Nisan 1915 tarihinde  Geliboluya hareket ederler. 26  Nisan 1915’te Çanakkale Cephesine varan Kuvvetler Seddülbahir’e  çıkartılır ve  İngilizlerin  29 Tümeninde görev alır. Ve  Fiilen  kendilerini çarpışmaların ortasında bulur ve 6 Ocak  1916’ya , yani Gelibolu yarımadası’nın boşaltılmasına kadar orada kalır.Bu süre içerisind... Devamı

ESKİ ESERLERİN BEDELİ

2008-03-05 16:29:00

Eski Eserlerin Bedeli Bir Amerikalı, Fransa da çok eski bir şatoyu ziyaret ediyordu.Bir demir kapı önünde hayran hayran duran milyoner seyyah: "Bu kapıyı mutlaka Amerika'ya götürmeliyim,dedi. Nedir bunun bedeli?" Bu sonradan görmüşün karşısında öfkelenen Fransız müze memuru şöyle cevap verdi: "İki bin sene." Devamı