BİRUNİ

2008-05-07 15:41:00

 

 

 

 

Tam adı Ebu’r-Reyhan Muhammed b. Ahmed el-Biruni’dir. 4 Eylül 973 tarihinde Harizm’in merkezi Kâs’ta doğdu. Gazne’de ölen Biruni’nin vefat tarihi konusunda tek ve kesin bir kayıt mevcut değildir. Kitaplarında seksen yaşını geçtiğinden bahseder.

Şimdi bu ilim adamının eserlerinden ve buluşlarından kısaca bahsedebiliriz. Biruni, güneş merkezli gezegenler sistemini  Kopernik’ten 500 yıl önce yapmıştı. Güneş yüzeyindeki lekelerin varlığını  Galileo’dan 591 yıl önce yazmıştı. Astronomi, aritmetik, geometri, fizik, kimya, tıp, eczacılık, tarih, coğrafya, filoloji ve etnolojiden jeodezi, botanik, mineroloji, dinler ve mezhepler tarihine kadar otuza yakın bilim dalında çalışmalar, buluşlar gerçekleştirmiş olan Biruni, yoğun ilmi faaliyetinin yanı sıra dini hassasiyetini daima korumasını bilen bir şahsiyettir.

Biruni Newton’dan 700 yıl önce “dünya dönüyorsa, ağaçlar ve taşlar yerlerinden niçin fırlamıyor?” sorusuna, “Bu durum dünyanın dönmesi ile ilgili teorimi çürütmez. Çünkü her şey dünyanın merkezine doğru düşer. Bundan, dünyanın merkezinde bir çekim alanı olduğu sonucu çıkar. İşte bu yerçekimi, yeryüzündeki her şeyin fırlayıp gitmesini önler” cevabını vermiştir.

Kendi icadı olan bir aletle 23 katı, 6 da sıvı maddenin özgül ağırlığını sıcak su ile soğuk su arasındaki özgül ağırlık farkını ölçmeyi başarmıştır.

Işığın  ve sesin hızının bulunduğu, ışık hızının sesinkinden daha fazla olduğunu yazan Biruni’dir.

Görme olayının cisimlerden göze doğru gelen ışınlar nedeniyle gerçekleştiğini de Biruni yazmıştır.

Bugünkü Arabistan çölünün denizin çekilmesiyle meydana geldiğini; buna kazıda çıkan taş ve fosillerin delil olduğunu ifade etmiştir. Tahdidü Nihayeti’l-Emâkin adlı eserinde, jeolojiyle ilgili enteresan bilgiler sunmaktadır.

Sesle telkin hususundan bahsetmiş, en esaslı tedavi yolunun “ruhani tıp” dediği ahlâk yoluyla tedavi olduğunu ifade etmiştir.

Elbette Biruni gibi dev bir şahsiyeti ve eserlerini bir kaç satırla anlatmak imkansızdır. İstedik ki bu satırlar en azından ağza alınan bir parmak bal olsun. Kovana giden yol da silik de olsa bir iz olsun.

 

29
0
0
Yorum Yaz